Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bar bağlamak (veya tutmak)
Anlamı:

1. kir bağlamak, paslanmak

Örnek:

1. Bar tutmuş söylemez olmuş / Ağızda dilleri gördüm

1. Bar tutmuş söylemez olmuş / Ağızda dilleri gördüm


bar bar
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bağırmak fiili ile kullanılarak bağrışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz

Örnek:

1. Top ileri geri her havalandıkça bar bar bağırıyorlardı.

1. Top ileri geri her havalandıkça bar bar bağırıyorlardı.

2. Bağırmak fiili ile `apaçık görünmek, ortada olmak` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Ben esrarlıyım, ben karanlığım diye bar bar bağıran şeyin esrarı kalır mı?

1. Ben esrarlıyım, ben karanlığım diye bar bar bağıran şeyin esrarı kalır mı?


bar havası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bar oyunlarında tek veya toplu olarak söylenen ezgi


bar tutmak
Anlamı:

1. bar oynamak için hazırlanmak ve oyuna başlamak


bara
Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama


Telaffuz : ba'ra

baraj

İlgili Kelimeler:

baraj ateşi, baraj mesafesi, barajlı santral

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılan bent

Örnek:

1. Atatürk Barajı. Kurtboğazı Barajı.

1. Atatürk Barajı. Kurtboğazı Barajı.

2. spor , spor , spor , spor , Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart


Lisan : Fransızca barrage

baraj ateşi
Anlamı:

1. isim , isim , askerlik , askerlik , isim , isim , askerlik , askerlik , Bataryanın yoğun yaylım ateşi, bar ateşi


baraj mesafesi
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Serbest atış sırasında, atış noktasından baraja kadar belirlenen nizami ara açıklığı


baraj yapmak (veya kurmak)
Anlamı:

1. spor , spor , spor , spor , futbol veya hentbolda kaleye yapılan vuruşları önlemek için oyuncular kale önünü kapatacak bir biçimde sıralanmak, duvar yapmak


barajı aşmak
Anlamı:

1. herhangi bir sebeple konulmuş olan koşulu yerine getirip başarı sağlamak


barajlı santral
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Türbinleri için gerekli suyu baraj gölünden verilerek jeneratörlerle elektriğe dönüştüren hidroelektrik santral türü


barak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Tüylü, kıllı çuha

2. Bir cins tüylü av köpeği


baraka
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı

Örnek:

1. Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür.

1. Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür.


Lisan : İtalyanca baracca

barakacık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Küçük baraka

Örnek:

1. Bu barakacıklar, sarkan saçakları, dökülmüş kafesleri ile caddenin iki tarafını dolduruyorlardı.

1. Bu barakacıklar, sarkan saçakları, dökülmüş kafesleri ile caddenin iki tarafını dolduruyorlardı.


baran
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Yağmur


Lisan : Farsça bārān

Telaffuz : ba:ra:n

barata
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık

2. tarih , tarih , tarih , tarih , Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık


Lisan : İtalyanca barretta

baratarya
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar


Lisan : İtalyanca barataria

Telaffuz : barata'rya

barba
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İhtiyar Rum meyhanecisi

Örnek:

1. Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur.

1. Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur.


Lisan : İtalyanca barba

Telaffuz : ba'rba

barbakan
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik


Lisan : Fransızca barbacane

barbar
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)

Örnek:

1. Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın.

1. Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın.

2. Kaba saba, ilkel

Örnek:

1. Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi.

1. Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kaba ve kırıcı


Lisan : Fransızca barbare

barbarca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Barbara özgü

Örnek:

1. Hükûmet bu barbarca saldırıların önüne geçmemektedir.

1. Hükûmet bu barbarca saldırıların önüne geçmemektedir.

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (barba'rca) Kaba ve kırıcı bir davranışla, barbarcasına


barbarcasına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Barbarca


Telaffuz : barba'rcasına

barbarizm
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık


Lisan : Fransızca barbarisme

barbarlaşabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barbarlaşabilmek işi


barbarlaşabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Barbarlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Barbarlaşma becerisi bulunmak